güz bahçesi
oturuyordum bahçemde öylece hiçbir şey ummadan,bekliyordum nedensizce aylardan eylül yapraklar hafif sararmış ben her zamanki ağacımın altındayım ağaçta bir salıncak güneş yüzüme vuruyor yakmıyor.
haçhem yeşilin sarının turuncunun tonlarıyla donanmış güller son açışlarını yapmış o gün benim için anlatılmayacak kadar güzeldi salıncağıma oturup karşıdaki denize bakıyordum dalga hafif hafif geliyordu o gün her şey hafif her şey ılıktı.Tam gözlerimi kapatmıştım doğanın seslerini dinlemek için karşımda belirdi nerden geldiğini bilemedim o kadar şaşırmıştım ki yıllar geçmişti üstünden ben unutmak için çok çabalasam da onun en ufak çaba gösterdiğini sanmıyordum şaşkınlığımdan küçük dilimi yutacaktım
-senin burada ne işin var nasıl ve niçin geldin?
/bilmiyorum geleceğimi hiç düşünmüyordum ama geldim ben bunca yıldan sonra geçen haftadan beridir aklımdan çıkmadın bir kanser hücresi gibi yayıldın bütün vücuduma oysa 10 senedir aklımda bile yoktun sana yaşattığım şeyleri bile unuttum ama bu düşünce beynimi kemirdi engel olamadım hata ettiğimin farkındayım ama..
-bendeki yıkıntıları görmek için de gelmiş olabilirsin belki de
/hata ettim belki ama ben hiç pişman olmadım yaptığım şeylerden
-bunu bana söyleyecek kadar küçük olduğunu bilmiyordum
/pişman olmamak küçüklük değildir belki ?
-bendeki yaralarını bilsen kendinden utanırdın ama sende öyle bir duygu bile yok biliyor musun kendime o kadar kırgın ve kızgınım ki kendime böyle kötü davrandığım için üstelik senin gibi birisi için.İçim yandı kül oldu kaç geceler ağladım ağlayarak yattım hiçbir şey düzeltemedi beni herkes kendi hayatına bakarken yerimi bulamadım dünyada ne ölebildim ne yaşayabildim ilk defa bugün çok huzurlu hissetmiştim onda da sen çıktın ama görüyorum ki bu dünya kötülerin dünyasıymış sana hiçbir şey olmamış üzülmemişsin bile
/peki sende hiç suç yok mu?benim böyle birisi olduğumu bildiğin halde üzüleceğini bildiğin halde devam ettin tek suçlu ben miyim?
Yorumlar
Yorum Gönder